Son Dakika Haberleri | Turk chat



Polis Lojmanlarında Ailece Grup Seks

07 Şubat 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Son Dakika Haberleri

Polis lojmanlarında ailece grup seks Evlerine yapılan baskında fuhuş yaptırdıkları tespit edilen 2 polis memuru hakkında meslekten ihraç edilme kararı çıktı

 

İzmir’in Aliağa ilçesinde yaklaşık bir yıl önce yapılan bir ihbar üzerine evlerine yapılan baskında fuhuş yaptırdıkları tespit edilen 2 polis memuru hakkında meslekten ihraç edilme kararı çıktı. 
 
Edinilen bilgiye göre Aliağa İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görevli 2 polis memuru hakkında aileleri ile birlikte kaldıkları Polis Lojmanları’nda başka evli çiftlerle grup seks yaptıkları ve evlerini fuhuş amaçlı kullandırdıkları yönünde yapılan ihbarı değerlendiren ekipler, lojmana yaptıkları baskında A.D. ve İ.A. isimli polis memurlarını evlerine aldıkları müşterilerle birlikte yakaladı. 
 
Yapılan çalışmada karşılıklı dairelerde eşleri ile birlikte kalan polis memurlarının, başka evli çiftleri evlerine alarak para karşılığı ilişkiye girdikleri , ayrıca fuhuş için yer temin ettikleri tespit edildi . 
 
Olay sonrası açılan soruşturmada ilk olarak İ.A. isimli polis memuru Menemen İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne atandı. 
 
Yaklaşık bir yıldır süren soruşturma sonucunda, 2 polisin, “fuhuş yaptırmak, fuhuşa teşvik etmek, fuhuş için yer temin etmek” suçlarını işlediği ve “devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak” gerekçesi ile meslekten ihraç edildikleri öğrenildi.

İzmir’de Korkutan Deprem

07 Şubat 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Son Dakika Haberleri

İzmir’de korkutan deprem İzmir’in Seferihisar ilçesinde 3.5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi 

İZMİR (İHA) – İzmir’in Seferihisar ilçesinde 3.5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Boğaziçi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden alınan bilgiye göre, saat 16.33′te, merkez üssü İzmir’in Seferihisar ilçesi açıkları olan 3.5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Sarsıntının 9.7 kilometre derinlikte oluştuğu kaydedildi.

Yaralı Taşıyan Ambulansın Önüne Çığ Düştü

31 Ocak 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Son Dakika Haberleri

Yaralı taşıyan ambulansın önüne çığ düştü Malatya'da, yaralı kadını hastaneye yetiştirmeye çalışan ambulansın önüne çığ düşünce ambulans yolda kaldı.

 

Daha sonra yolun açılmasıyla ambulans yaralıyı hastaneye yetiştirdi.

Edinilen bilgiye göre olay, Pütürge ilçesi Teluşağı köyünde meydana geldi. Buzda kayıp kolu kırılan Ümmühan Güler isimli yaralıyı alan ambulans Pütürge ilçesine doğru hareket etti. İlçenin Akrepdere mevkisinde önüne çığ düşen ambulans, İl Özel İdare ekiplerince kurtarıldı.

Kolu kırık olan Ümmühan Güler, Pütürge Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Bu arada, çığ nedeniyle kapanan yolu açma çalışmalarını ilçe Kaymakamı Ender Uzunoğlu da takip etti.

“Pişmanım, Onun İçin Değmezmiş”

29 Ocak 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Son Dakika Haberleri

"Pişmanım, onun için değmezmiş" 3. kattaki evinin penceresinden atlayıp intihara kalkışan Ayşegül Aşkın konuştu..

 

Aşkı uğruna ölümü göze alıp intihara teşebbüs eden Ayşegül Aşkın “Hastanede beni görmeye bile gelmedi. Çok pişmanım” dedi.
İNTİHAR ANI BÖYLE GÖRÜNTÜLENMİŞTİ
İzmir’ in Konak İlçesi’nde 3 gün önce aşırı derecede alkol alarak 3. kattaki evinin penceresinden atlayıp intihara kalkışan Ayşegül Aşkın (21), tedavi altına alındığı hastanede yaşadıklarını Habertürk’e anlattı. Mithatpaşa Caddesi’ndeki evinde yaklaşık 1 yıldır yalnız yaşadığını ve 8 aydır çalışmadığını belirten Ayşegül Aşkın, “Erkek arkadaşım B.T. ile ayrılınca bunalıma girdim. Çok kez barışmak istedim. Ama o artık beni istemediğini söyledi. Olay akşamı da arkadaşlarım evime geldi. Aramızın bozuk olması
canımı çok sıkıyordu ve kafamda sürekli intihar planları kuruyordum. O gece arkadaşlarımdan evi terk etmelerini istedim. Kalmak isteyince onlarla tartışmaya başladım. Sonra onları dışarıya çıkardım. Pencereye yöneldimve hiç düşünmeden kendimi boşluğa bıraktım” dedi.
 
‘BİR ANDA OLDU’
Sağlık durumu iyi olduğu bildirilen Aşkın, hastane duvarına yazdığı “İntihar ettiğim için pişmanım” yazısını da göstererek şöyle devam etti: “Onu deliler gibi seviyorum ve onu unutmak için hiç düşünmeden atladım. Her şey bir anlık bunalımdı. Beklememe rağmen beni görmeye bile gelmedi. Onun için değmezmiş çok pişmanım” diye konuştu.
 

Tersanede Patlama

28 Ocak 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Son Dakika Haberleri

Tersanede patlama Tuzla'daki bir tersanede henüz bilinmeyen bir nedenle patlama meydana geldi

 

Tuzla’daki Sedef Tersanesi’nde bir gemide yapılan çalışma sırasında henüz bilinmeyen bir nedenle patlama meydana geldi. İlk belirlemelere göre 4 kişi yaralandı.

Yaralılar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastaneye kaldırılan işçilerin hayati tehlikesi bulunmadığı öğrenilirken olayın çıkış nedeni ile ilgili olarak araştırma başlatıldı.

TIR, Minibüsle Çarpıştı: 5 ölü

27 Ocak 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Son Dakika Haberleri

TIR, minibüsle çarpıştı: 5 ölü Bolu'nun Göynük ilçesinde, bir tırla minibüsün çarpıştığı kazada, ilk belirlemelere göre 5 kişi öldü, 2 kişi yaralandı

İstanbul’dan Göynük’ün Örencik köyünde bulunan yakınlarının cenazesine giden Şenol Kayışçı idaresindeki 34 VL 5774 plakalı minibüs, Taraklı-Göynük kara yolunun Memeceler mevkiinde yolun buzlu olması sebebiyle kayarak yolun karşı yönünden gelen Yüksel Tanrıkulu idaresindeki 14 EV 801 plakalı TIR’la çarpıştı.

Kaza sonucu minibüs sürücüsü Şenol Kayışçı ile yanında bulunan Bahattin Canpolat, Bahattin Yıldız, Yaşar Karataş, Nihat Selin hayatını kaybederken Mustafa Karataş ile TIR sürücüsü Yüksel Tanrıkulu yaralandı. Yaralılar Göynük Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındılar.

Kaza sonucu hurdaya dönen minibüste sıkışan sürücü Şenol Kayışçı’nın cesedi itfaiyenin uzun uğraşları sonucu sıkıştığı yerden çıkartıldı. Kaza sebebiyle Taraklı-Göynük kara yolu uzun süre ulaşıma kapandı. Kaza sebebiyle jandarma soruşturma başlattı.

Erdoğan Açılımın Amacını Özetledi

27 Ocak 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Son Dakika Haberleri

 

Bu projenin bazılarını rahatsız ettiğini anlayamadığını söyleyen Erdoğan, “Bunu milletimizle beraber gerçekleştireceğiz. Bu çalışmaların amacı Türkiye’nin birlik, beraberlik ve bütünlüğünü her türlü tehlike ve tehditten korumak, temel sorun alanlarını rahatlatarak sosyal restorasyonu başarıyla gerçekleştirmektir. Bunu başarmak zorundayız” dedi.

Erdoğan, darbe iddialarına da değindi ve kirli senaryoları hazırlamanın insanlık dışı olduğunu vurguladı. Erdoğan, Valilerden her konuda vatandaşın yanında olmasını istedi.

Başbakan Erdoğan, Ankara’da düzenlenen Valiler Toplantısı’nın açılışında konuştu. Konuşmasının büyük bölümünü valilerin illerdeki çalışmalarına ayıran Erdoğan, demokratik açılım süreci ile darbe iddialarına da değindi.

-DEMOKRATİK AÇILIM SÜRECİ-

Başbakan Erdoğan Valilere, demokratik açılım projesini anlatırken, milli birlik ve beraberlik konusunda bu yıl içinde çok somut adımlar atılacağını kaydederek, şöyle konuştu:

“Bu proje, herhangi bir siyasi partiye ait bir proje değildir. Bu süreç, herhangi bir siyasi partinin sorumluluğunda olan bir proje değildir. Bu proje devletin projesidir. Devletin en önemli kurumlarından bir tanesi olan İçişleri Bakanlığı’nın koordinasyonunda bunu götüreceğiz. Bu noktada yapılacakları kısa, orta ve uzun vadeli olarak ayırdık. Kısa vadeli çalışmaların büyük bir kısmını yaptık, yapıyoruz. Orta vadede yasal değişiklik ve mevzuat düzenlemelerini bugünlerde gündeme taşıyoruz. Uzun vadeli olanlara gelince bunlar Anayasa’da gerekli düzenlemeler yapılmasını icap ettiriyor ve demokratik bir Anayasa özlemi inşallah giderilecektir. Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi sıcak bir başlık olarak bazılarını neden rahatsız ediyor anlamakta zorlanıyorum. Halbuki, bu projenin muhatabı millettir. Bunu milletimizle beraber gerçekleştireceğiz. Bu çalışmaların amacı Türkiye’nin birlik, beraberlik ve bütünlüğünü her türlü tehlike ve tehditten korumak, temel sorun alanlarını rahatlatarak sosyal restorasyonu başarıyla gerçekleştirmektir. Bunu başarmak zorundayız.”

-ASKER VE POLİSİN GÖREVLERİ-

Güvenliğin vatandaşın temel hak ve hürriyetlerini özgürce, serbestçe ve rahatça kullanması için var olduğuna işaret eden Erdoğan, “Burada askerimiz var, burada polisimiz var. Nedir görevleri? İçerden ve dıştan gelecek herhangi bir tehdide karşı güvenliği ülkemizde sağlamak, huzuru, refahı temin etmektir” dedi. Erdoğan, güvenliğin amacının vatandaşı, bir şehri, bir bölgeyi baskı altına almak olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

“Ama bunu bakıyorsunuz, terör örgütü ne yapıyor? Bu şekilde tanımlamak istiyor. Niçin? Halkının güvenlik kuruluşlarına, güvenlik teşkilatına karşı saygısını, güvenini zafiyete uğratmak için. Bu oyuna gelmeyeceğiz. Allah aşkına, ne polis, ne asker zevk için operasyon yapabilir mi? Böyle bir şey olur mu? Ama bir yerde halkının refahını, huzurunu, oradaki barışı tehdit eden bir yapı varsa, bu çetesidir, mafyasıdır, terör örgütüdür, ne olursa olsun. Varsa, o zaman güvenlik güçlerinin görevi nedir? Bunlara karşı gerekli olan operasyonu yapmaktır. Hangi aklıselim sahibi kalkıp da güvenlik güçlerine ‘silah bırakın’ diyebilir?”

-“KİRLİ SENARYOLAR HAZIRLAMAK İNSANLIK DIŞIDIR”-

Erdoğan, konuşmasında darbe tartışmalarına da isim vermeden değildi. Dünkü grup toplantısında yaptığı konuşmadaki görüşlerini yineleyen Erdoğan, bir yerde huzur ve sükunet varsa güvenlik güçlerinin zaten burada herhangi bir operasyonel girişimde de bulunmayacağını ifade etti. Erdoğan, “Vatandaşını bertaraf etmek, vatandaşını saf dışı bırakmak, onu saflara ayırmak, bu doğrultuda kirli senaryolar hazırlamak, demokrasi dışı olduğu kadar çağdışıdır, insanlık dışıdır. Modern bir ülkeye, ileri bir demokrasiye bu anlayış yakışmaz” dedi.

Tehditlerle mücadele edileceği kararlılığının devam edeceğini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Kusura bakmasınlar, tüm imkanlarımızı seferber edecek ve bölücü, yıkıcı girişimlere set çekeceğiz. Terörle mücadelede asla ve asla zafiyet kabul etmiyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da terörle mücadelemiz aynı azimle devam edecek. Ancak güvenlik ile demokrasi arasında o ince çizgiyi, o hassas dengeyi muhafaza etmek de devletin tüm unsurlarıyla birlikte sizlerin uhdeniz altındadır. Esasen şu görülmüştür ki, güvenlik için demokrasiden, insan hak ve hürriyetlerinden taviz vermek, mücadelede başarıdan çok başarısızlık getiriyor. İşte onun için hem terörle mücadele sürdürülecek ama hem de teröre zemin hazırlayan istismar alanları tek tek ortadan kaldırılacaktır. Bu bakımdan bu mücadelenin psikolojik, sosyolojik, diplomatik boyutu var. Bütün bunları şüphesiz ki siyaset kurumu da özellikle alarak yürütmek durumundadır. İşte şimdi Parlamentoya getirdiğimiz Kamu Güvenliği Müsteşarlığı ile ilgili olarak yaptığımız hazırlık bundandır.”

-”VALİLER YEREL YÖNETİMLERLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDE OLMALI”-

Başbakan Erdoğan, her valinin çok farklı tecrübeleri olduğunu ve bu tecrübeleri paylaşmanın da yararlı olacağına işaret etti. Valilerin yerel yönetimlerle iş birliği içinde olarak olumsuz hava şartlarıyla mücadele etmelerini rica eden Başbakan Erdoğan, “Şartların zorlaşmasıyla birlikte yaşanabilecek sorunların en acil şekilde çözümü de hayatiyet arz ediyor. Açıkçası 21. yüzyıl Türkiye’sinde yol kapandığı için hastaneye götürülemeyen, kızaklarla çekilen, yolda uzun saatler mahsur kalan hasta manzaraları görmek istemiyoruz” dedi.

Valilerin görev yaptıkları illerde devletin otoriter, somurtkan yüzünü değil tam tersine devletin gülümseyen, şefkatli ve sıcak yüzü olması gerektiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, valilerin devlet-millet kaynaşmasının tesisinde kilit noktada bulunduğunu söyledi. Erdoğan şöyle devam etti:

“Şunu asla unutmayalım. Millet devlet için değil devlet millet için vardır. Ölçümüz, ilkemiz bu. Bizim devlet geleneğimiz insanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesi üzerine bina edilmiştir. Vatandaşından ürken, korkan, vatandaşına güven duymayan anlayış çağ dışıdır.

Devlet millet kaynaşmasının temelini güven oluşturur. Bir ülkede güven, istikrar varsa o ülkenin kalkınmasını kimse engelleyemez. Devletin şefkat ve merhameti vatandaşın sadakatini artırır, devlete bağlılığını geliştirir.”

-“VATANDAŞ DEVLETE EŞİT YAKINLIKTADIR”-

Erdoğan, vatandaşın her birinin birinci sınıf vatandaş olduğuna dikkat çekerek, aralarında herhangi bir ayrıma asla gidilemeyeceğinin altını çizdi. Erdoğan şöyle dedi:

“Devlet nezdinde hiçbirine karşı asla ayrımcılık içinde olamayız. Ankara’ya uzaklığı fiziken ne olursa olsun, valilik binasına uzaklığı fiziken ne olursa olsun Hakkari’nin, Bingöl’ün, Tunceli’nin mezrasındaki vatandaş da Kırıkkale’nin, Çankırı’nın, Konya’nın köyündeki vatandaş da devlete eşit yakınlıktadır. Eşit yakınlıkta olmak durumundadır. Açık söylüyorum, ben ya da İçişleri Bakanım nasıl ki birkaç dakika içinde sizlere telefonla ulaşabiliyorsak, derdi, sıkıntısı, ihtiyacı olan vatandaş da sizlere rahatlıkla ulaşabilmeli, sıkıntısını aktarabilmelidir.”

-“TELEFONUM 24 SAAT AÇIK”-

Kendi telefonunun 24 saat açık olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, “Benim valim, olur ya düşünmüyorum öyle bir şey bakanıma ulaşması gereken konu olur, bakanıma 24 saat ulaşacaktır. Aynı şekilde gerektiğinde bana da ulaşacaktır. ‘Başbakan bu saatte rahatsız edilmez’ Hayır, öyle bir şey yok. Gerektiğinde beni de arayacaksınız, beni de bilgilendireceksiniz çünkü ben de elim, ayağım, gözüm, kulağım olarak sizleri görüyorum” dedi.

Herhangi bir yerde, herhangi bir olay olduğu zaman bu olaya valiler aracılığıyla ulaşmak durumunda olduğuna dikkat çeken Başbakan Erdoğan, “Nerede olursa olsun her bir vatandaş zora düştüğünde devletin tüm imkanlarıyla yanında olacağını bilmeli ve hissetmelidir” diye konuştu.

Erdoğan, “Emniyetim, kaymakamım, valim duyar ve hemen onların eli bana uzanır. Bu arada asla bürokratik engellerle halkımıza yaklaşmamalıyız. Mali bir sıkıntı var, biz çözeriz. Anında çözeceğiz” dedi.

-“BULAMADIĞIMIZ HER YAVRUNUN VEBALİ ÖNCE SİZİN SONRA BENİM ÜZERİMDEDİR”-

Her sorunu tamamen çözülmese bile çözme gayretinin asla bırakılmaması gerektiğine dikkat çeken Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

“Şehrinizdeki her haneden haberiniz olacak. Şu kış şartlarında kimin bacası tütüyor, kimin bacası tütmüyor bunu görmelisiniz. Öyle haneler var ki çatının altında, duvarların arkasında nice trajediler yaşanıyor ama bu trajediler kapının dışına aksettirilmiyor. Benim vatandaşım, sizler de en az benim kadar biliyorsunuz, gururludur. Yokluğunu, yoksulluğunu gizler. O ne kadar gizlese de ondan haberdar olmak bizim boynumuzun borcudur. Sobasına atacak odunu, kömürü olmayan evler bulunabilir. Paltosu, ayakkabısı, çarığı, kalemi, defteri olmayan, bütün bunların üzerine evine geldiğinde o küçücük ellerini ısıtacak bir sobası olmayan yavrularımız bulunabilir. Bunları arayıp bulacağız ve koruyup kollayacağız. Bulamadığımız her yavrunun vebali önce sizin sonra benim üzerimdedir.”

-ERDOĞAN’DAN VALİLERE: EV EV DOLAŞIN-

Başbakan Erdoğan, valilerin eşlerini yanlarına alarak ev ev dolaşmalarını, vatandaşların hatırını sormalarını ve ihtiyaçlarını tespit etmelerini isteyerek, ayrıca bu ihtiyaçların giderilmesinin de takipçisi olmalarının önemine değindi. Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yunus Emre’nin ‘Bir gönülü yaptın ise, Er eteğin tuttun ise, Bir kez hayır ettin ise, Binde bir ise az değil.’ Farklı imkanlara sahip olmakla birlikte sıkıntı yaşayan, acziyet içinde kıvranan insanlar olabilir. Biz adalet ve merhameti, ilgi ve şefkati asla elden bırakmayacağız. Kim ne derse desin, hangi eleştiriyi getirirse getirsin şevkinizi asla kaybetmeyin. Motivasyonunuzu, heyecanınızı asla yitirmeyin.

‘Garip gureba, fakir fukara’ dediğimiz zaman ‘bu ülkeyi böyle gösteremezsiniz’ diyenlere bizim cevabımız zaten hazırdır. Bu tablo bugün yaratılmadı, bu zaten elimizdeydi. Şimdi bunu minimize etmeye gayret ediyoruz. İşte Milli Birlik ve Kardeşlik Projemizin, Demokratik açılım sürecimizin önündeki hedeflerden bir tanesi de sorun alanlarından bir tanesi de budur.

Bugün Valilerimizin halkla kucaklaşmasını, bütünleşmesini, kaynaşmasını, gönül birliği kurmasını eleştirenler valileri kendi il başkanları gibi görme alışkanlığından kurtulamamış olanlardır. Her bir valimiz bu devletin temsilcisidir. Her bir valimizin vazifesi de devleti milletin hizmetkarı olarak konumlandırmaktır. Biz bu millete efendi olmaya gelmedik gerek siyasetçisi gerek teknokratı, bürokratı. Biz bu milletin hizmetkarı olmaya geldik.”

Yerel yönetimler, iş adamları, sivil toplum örgütleri, kanaat önderleri ve üniversitelerle tam bir koordinasyon içinde olunmasını da çok önemsediğini söyleyen Başbakan Erdoğan, herkesin “Şehrimizi nasıl daha ileriye taşıyabiliriz gayreti içinde olması gerektiğini” belirtti.

“Yönetim anlayışımız değiştikçe, olumluya döndükçe inanın ülke değişecektir. İşte onun için heyecanla, coşkuyla insan odaklı hizmet anlayışıyla her birinizin kutlu bir yarışın içinde olmanızı arzu ediyor ve bekliyorum” diyen Erdoğan, masa başında evrak imzalayan klasik vali tipini tasvip etmediğini ifade etti. Erdoğan şunları söyledi:

“Ben masa başında evrak imzalayan vali profilinden çok adeta, avami bir tabir olacak ama çizmelerini giymiş, eline kazmayı küreği almış iş makinesinin başına geçmiş çalışmaları yakından takip eden, koordine eden köylerine su getiren vali profilinin Türkiye’yi değiştireceğine inanıyorum. İş adamlarıyla ölçülü bir ilişki geliştiren, üniversite ile işbirliği yapan, şehrinde uzlaşmayı tesis eden bir valinin şehrini ve ülkesini geliştireceğine inanıyorum.”

15 Yaşındaki Berivan’a İnanılmaz Ceza….

27 Ocak 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Son Dakika Haberleri

15 yaşındaki Berivan'a inanılmaz ceza.... 3 aydır tutuklu bulunan Berivan Ş., gösteri, taş atma ve slogan atma suçlarından 14 yıl aldı. Yaşı küçük olduğu için cezası 7 yıl 9 aya indi

 

Berivan, “Eyleme katılmadım, teyzeme giderken olayların arasında kaldım” dedi.
Batman’da yasadışı bir gösteriye katıldığı ve polise taş attığı gerekçesiyle 3 aydan beri tutuklu yargılanan 15 yaşındaki Berivan adlı kız çocuğu, yargılandığı ilk duruşmada 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Tahliye umuduyla çıktığı hâkim karşısında gözyaşlarına boğulan Berivan, 7 yıl 9 aya indirilen cezasını çekmek üzere cezaevine gönderildi. Berivan, ceza aldığı “propaganda” kelimesinin ne anlama geldiğini bilmediğini söylerken, hukukçular verilen cezayı “toplumun vicdanını yaralıyor”diye yorumlayarak, kanunların değiştirilmesini istedi.

“BEN DEĞİLİM” SAVUNMASI 
Batman’da geçen 9 Ekim’de bir grup eylemci şehir merkezinde toplanarak barikat kurdu. Eylemciler lastik yakıp, polise taş attı, gösterilerde sık sık yasadışı sloganlar atıldı. Polisin müdahale ettiği olaylarda çok sayıda gösterici gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan biri de 15 yaşındaki Berivan S. adlı kız çocuğuydu. Yasadışı gösteriye katıldığı, yasadışı sloganlar attığı ve polise taşla saldırdığı gerekçesiyle yaklaşık 3 aydır tutuklu bulunan Berivan hakkında, “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek”ten 7.5 yıl, “toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet” ten 5 yıl, “örgüt propagandası yapmak” tan 1 yıl hapis istemiyle dava açıldı. Her suçtan ayrı ayrı yargılanmasına karar verilen Berivan, Diyarbakır Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’nde önceki gün ilk duruşmasına çıktı. Yaşının küçük olması nedeniyle izleyici alınmayan ve gizli yapılan duruşmada Berivan, gösteriye katılmadığını, yüzünü poşu ile kapatmadığını ve yasadışı slogan atmadığını savundu.
 
“TEYZEME GİDİYORDUM…” 
Ailesiyle birlikte köyde yaşadığını belirten Berivan, o gün köyden, il merkezinde bulunan teyzesini ziyarete geldiğini, gösterilerin arasında kaldığını, polisler tarafından gözaltına alındığını belirterek, “Ben polise taş atmadım. Olaylarla ilgim yok. Olay günü teyzemin evine gidiyordum. Yolda yürürken gösteri yapan topluluğu uzaktan fark ettim. Merak ederek kalabalığa doğru yürüdüm. Olay yerine varmadan polis kalabalığa saldırdı. Beni de gösterici sanarak gözaltına aldılar. Polisler beni dövdü. Çok korkmuştum. Ne söyledilerse kabul ettim. Dayak yememek için polise taş attığımı, grubun içinde yer alıp slogan attığımı yüzümü poşu ile kapattığımı söyledim. Suçsuzum, beni serbest bırakın” dedi.
 
‘PKK ADINA HAREKET ETTİ’ 
Duruşmada, Berivan’ı gözaltına alan 11 polisin, Berivan’ı kaçarken yakaladıklarını gösteren tutanak ve ifadeleri de okundu. Polis tarafından çekilen ve yüzünü poşu ile gizleyen Berivan’a ait olduğu öne sürülen görüntüler de incelendi. Berivan ise yüzü sarılı olan kişinin kendisi olmadığını, bu kişiyi tanımadığını söyledi. Savcı ise mütalaasında, Öcalan’ın Suriye’den çıkarılışının yıldönümü nedeniyle PKK’nın Türkiye çapında eylem çağrısı yaptığını, Batman’daki göstericilerin de bu çağrı doğrultusunda hareket ettiğini belirtti. Berivan S.’nin de bu gösterilere katılarak olay yerine gelen polislere taşla saldırdığını ve yasadışı slogan attığını, bu nedenle 3 suçtan ayrı ayrı cezalandırılmasını talep etti.
 
14 YIL ALDI, 8 YILA İNDİ 
İlk duruşmada karar veren mahkeme heyeti, Berivan S.’ye “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek”ten 7 yıl 6 ay hapis cezası verdi, bu ceza yaşı nedeniyle 4 yıl 2 ay’a indirildi. Ayrıca “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” suçlamasıyla 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Berivan’ın bu cezası da 2 yıl 9 ay 10 güne indirildi. Ancak Berivan’a verilen cezalar bununla da sınırlı kalmadı, gösteri sırasında yasadışı slogan atması nedeniyle “örgüt propagandası” yaptığı gerekçesiyle de 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu ceza da 10 aya indirildi. Toplam 7 yıl 9 ay ceza alan Berivan için Baro’dan kendisine avukat tayin edilen avukatın ücreti olan 452 liranın da tahsil edilmesine karar verildi.
 
“KATİLLER BU KADAR ALMIYOR”
Berivan’ın, Batman’ın Aydınkonak köyünde tek katlı, 2 göz odalı bir evde yaşayan ailesi de perişan olmuş durumda. Anne Meryem S., kızının hasretini duvara astığı fotoğrafıyla gidermeye çalışıyor. 7 çocuk annesi olan Meryem S. kızı tutuklanmadan önce mevsimlik işçi olarak gittikleri Manisa’dan döndüklerini belirterek yaşadıklarını şöyle anlattı:

“KIZIMI BANA BAĞIŞLAYIN” 
“Manisa’dan döndükten bir hafta sonra kızım, Batman’a teyzesine gitmek istedi. Ben de gönderdim. Sonra bir yürüyüş olduğu ve olaylar çıktığını duyunca Batman’daki kız kardeşimi aradım ve ‘Berivan’ı bu akşam gönderme sizde kalsın. Şehirde olaylar varmış’ dedim. O da bana ‘Berivan hiç gelmedi ki’ deyince içimden bir parça koptu. Sonra akşam polisler muhtarlığı arayıp kızımın yakalandığını söylemişler. Yemin ediyorum ki, benim kızımın bu olaylarla ilgisi yok. 15 yaşındaki bir çocuk ne yapabilir ki. Yoksulluktan dolayı babası onu okutamadı. Sadece 2. sınıfa kadar gidebildi. Parasızlıktan cezaevine ziyaretine bile gidemiyorum. 3 ay oldu kızımın yüzünü göremedim. Babası inşaatlarda kalıp ve sıva işleri yapıyor. Şimdi İstanbul’da. Ben de çocuklarım da bu kış günü perişan oldum. Yalvarıyorum kızımı bıraksınlar. O daha çok küçük. Cinayet mi işledi? Adam öldüren katiller bile bu kadar ceza almazken, katılmadığı bir yürüyüşün içinde yakalanan kızımın bu kadar insafsızca cezalandırılması hangi 
vicdana sığar? Allah rızası için kızımı bana bağışlayın.”

Haiti’de Toplu Mezarlar Oluştu

16 Ocak 2010 Yazan Bedirhan  
Kategori Son Dakika Haberleri

Haiti’nin başkenti Port-au-Prince’de meydana gelen 7 şiddetindeki depremin ardından ülkede toplu mezarlar oluştu.

PORT-AU-PRİNCE (İHA) – Sağlık Bakanlığı Yetkilisi Doktor Alex Larsen, “Cesetler için acil önlem alınması gerekiyor. Salgın hastalık riskine karşı acilen sterilize edilip defnedilmeleri gerekiyor” açıklamasını yaptı. Yaklaşık 50 bin ceset topladıklarını belirten Haiti İçişleri Bakanı, ölü sayısının 100 ile 200 bin arasında olabileceğini belirtiyor. Deprem nedeniyle 750 bin kişi evsiz kalırken 250 bin yaralı da tedavi olmayı bekliyor. Hükümet yetkilileri de yaklaşık 7 bin cesedin gömüldüğünü belirtiyorlar. Sivil Koruma

Bakanlığı’ndan Dieufort de Lorge de, 50 binden fazla ölü olduğunu belirtiyor.

Depremin ardından çok sayıda insanın da büyük araçlarla başkent Port-au-Prince’i terk ettikleri belirtiliyor.

?