Haberler | Turk chat



Hamile Gelinin Kocası ve Kaynanası Tutuklandı

20 Mayıs 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Haberler

Tarsus ilçesinde, evinde bıçakla öldürülen üç aylık hamile gelinin katil zanlısı olarak kocası ile kaynanası tutuklandı.

MERSİN (İHA) – Olay, geçen hafta Barbaros Mahallesi’nde bir evde meydana geldi. Beş aylık evli ve 3 aylık hamile olan 24 yaşındaki Reyhan Arıdağ, iki bıçak darbesiyle öldürüldü.

Polis, evde kan izlerine rastlamayınca, olayın hemen ardından evde temizlik yapıldığını tespit etti.

Cinayeti ailenin işlediğinden şüphelenen polis, Reyhan Arıdağ’ın kocası Oktay A. (24), kaynanası Havva A. (45) ve kayınbabası Zülfikar A.’yı (49) gözaltına aldı. Polis ayrıca, evde cinayette kullanılan bıçağı buldu.

Emniyette sorgulanan Oktay A. cinayeti kendisinin işlemediğini ailesinin de bu işe karışmadığı yönünde ifade verip suçlamaları kabul etmedi. Çıkarıldıkları mahkemece serbest bırakılan zanlılar, savcının itirazı üzerine Adana’da saklandıkları evde yeniden gözaltına alındı. Oktay A. “Cinayete tam teşebbüs”, annesi Havva A. ve kayınbaba Zülfikar A. da “Delil karartmak” suçlaması ile Tarsus Adliyesine çıkarıldı.

Şüphelilerden kayınbaba Zülfikar A. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Oktay A. ve annesi Havva A. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Üvey Oğluyla Aşk Yaşayan Kadına Şok!

09 Mayıs 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Haberler

Antalya 1. Aile Mahkemesi, eşini üvey oğluyla aldatan kadının davranışını ‘Bu ihanetin niteleği toplumsal değerler açısından ağırdır’ yorumuyla gerekçeli kararına geçirdi.

Mahkeme ‘ağır ihanet’ değerlendirmesiyle, kadının yoksulluk nafakası talebini bile reddetti.

Antalya 1. Aile Mahkemesi, eski eşi İrfan A.’yı evli olduğu dönemde üvey oğlu ile aldatan M.Ç’ye ‘yoksulluk nafakası’ bile verilmemesine karar verdi. Kadın ile üvey oğlu arasındaki yasak aşka ‘ağır ihanet’ yorumunu yapan mahkeme; kadının maddi ve manevi tazminat, edinilmiş mallara katkı payı ve yoksullak nafakası taleplerini reddetti. Kadın tek kuruşu nafaka alamadığı gibi İrfan A.’nın 6 bin ücretini de ödemeye mahkum edildi.

“SIRADAN BİR ŞEY DEĞİL”

Mahkemenin gerekçeli kararında ‘bu ihanet herhangi bir sadakatsizlik olarak değerlendirilemez. İhanetin niteleği toplumsal değerler açısından ağırdır’ yorumunu yaptı.

PKK Karakol Basmak İstedi 2 Şehit 1 Yarali

08 Mayıs 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Haberler

Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Dağlıca bölgesinde askeri hareketlilik artarken, PKK ile güvenlik güçleri arasında akşam başlayan çatışmaların halen devam ettiği iddia ediliyor.

Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Dağlıca bölgesinde, teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada 1 uzman çavuş ve 1 uzman onbaşı şehit oldu, 1 asker yaralandı. Çatışmada 5 terörist ölü ele geçirildi.

Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’nin Irak sınırındaki Dağlıca’da PKK’lı teröristlerle güvenlik güçleri arasında dün akşam başlayan çatışmalar devam ediyor.

Hakkari’nin Yüksekova İlçesi Dağlıca Bölgesi’ndeki 21 Ekim 2007′deki saldırıda 12 askerin şehit olduğu 3′üncü Motorlu Piyade Tabur Komutanlığı’na yine saldırı hazırlığı yaptıkları tespit edilen PKK’lı teröristlerle güvenlik güçleri arasında dün akşam çatışma çıktı.

Yüksekova İlçesi Dağlıca Bölgesi’nde 21 Ekim 2007′de bir grup PKK’lı teröristin saldırısına uğrayan Dağlıca 3′üncü Motorlu Piyade Tabur Komutanlığı’nın Keri Tepe Us Bölgesi’ne dün gece yine saldırı düzenlenmek istendi. 12 askerin şehit olduğu, 16 asker yaralandığı ve 8 askerin de kaçırıldığı Keri Tepe bölgesine saldırmak isteyen teröristler bu kez emellerine ulaşamadı. Teröristlerin açtığı taciz ateşine, Mehmetçik anında karşılık verdi. Bunun üzerine taciz ateşinin yapıldığı bölgeye operasyon düzenlenerek sıcak temas sağlandı.

Sağlanan sıcak temas, akşam saatlerinde saatlerinde başladı ve halen devam ediyor. Bölgeye çok sayıda özel eğitimli komandolar sevk edilirken, helikopterler de havadan destek sağladı.

Hakkari Valisi Muammer Türker, Dağlıca’ daki çatışmada 1 uzmançavuş ile bir uzman onbaşının şehit olduğunu söyledi. Bölgede operasyonlar sürüyor.

Düz Liseler Anadolu Lisesi Oluyor

08 Mayıs 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Haberler

Milli Eğitim Bakanlığı’nca 81 ile gönderilen genelgeye göre, tüm düz liseler Anadolu Lisesi’ne dönüştürülecek.

Bakan Çubukçu, “kalite ve verimliliğin artırılması amacıyla” böyle bir uygulamaya gidileceğini belirtti

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun talimatıyla 81 il valiliğine gönderilen genelgeyle, tüm düz liseler Anadolu Lisesi’ne dönüştürülüyor.

KALİTE VE VERİMLİLİK İÇİN

Bakan Çubukçu, “Kalite ve verimliliğin artırılması amacıyla” genel liselerin de gerekli alt yapı ve öğretmen ihtiyacıyla ilgili tedbirlerin alınması suretiyle, kademeli bir şekilde Anadolu Lisesi statüsüne kavuşturulması yönünde çalışma başlattı. 81 il valiliğine gönderilen “Genel liselerin Anadolu Lisesi’ne dönüştürülmesi” konulu genelgede Çubukçu, şunlara dikkat çekti:

“Ortaöğretimde yüzde 47.2, mesleki ve teknik ortaöğretimde yüzde 52.8 olmak üzere ortaöğretim kademesinde yüzde 100 okullaşma oranına erişimin hedeflendiği dikkate alındığında; okullaşmanın ortaöğretimde yüzde 1.84, mesleki ve teknik ortaöğretimde yüzde 21.54, ortaöğretim toplamında ise yüzde 23.38 oranında 2012 yılına kadar arttırılması gerekmektedir.”

NÜFUSA GÖRE OKUL SAYISI

Çubukçu’nun tespitleri ve öngörüleri şöyle devam ediyor: “Anadolu Lisesi’ne dönüştürülen okullar dışında kalan genel liselerin binalarıyla her türlü müştemilatı valiliklerce uygun görülen mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının hizmetine sunulacak.

Merkez nüfusu 10 bin ile 20 bin arasında olan yerleşim biriminde 1 Anadolu Lisesi, 20 bin ile 40 bin arasında olan yerleşim birimlerinde 2 Anadolu Lisesi, 40 bin üzerinde olan yerleşim birimlerinde öğrenci potansiyeli ve gelişmişlik düzeyi dikkate alınarak uygun sayıda Anadolu Lisesi olacak şekilde planlanacak, diğer genel lise binaları ile mesleki eğitim desteklenecektir.”

Çubukçu imzalı genelgeye valilikler 17 mayıs tarihine kadar illerindeki duruma ilişkin bilgilendirmede bulunacak. (Haberturk)

Güler Zere Yaşamını Yitirdi

08 Mayıs 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Haberler

Yasasışı örgüt üyesi olduğu gerekçesiyle 34 yıl hapse mahkum edilen ancak sağlık sorunları nedeniyle geçen yıl Cumhurbaşkanı Gül tarafından affedilen Güler Zere hayatını kaybetti.

Güler Zere, tahliye edilişinin yedinci ayında öldü. Zere, son mektubunda, “Beni ölümün kıyısına getirip öyle bıraktılar. Yaşam hakkım gasp edildi. Dışarıda ‘ölme hakkı’ verildi. Bunu da unutmayacağım” demişti.

Radikal’in haberine göre Zere, 15 yıl önce yasa dışı Devrimci Halk Kurtuluş Partisi / Cephesi üyesi olduğu ve bu örgüt adına eylemlere katıldığı iddiasıyla daha 20 yaşındayken 34 yıl hapse mahkum oldu. Zere, geçen yıl 34 yaşındayken damak kanserine yakalandı. Şubat 2009′da, tutuklu bulunduğu Elbistan Cezaevi’nde ameliyat edildi. Ancak hastalık iki ay sonra cezaevi koşulları ve bakımsızlık nedeniyle yinelendi. Durumunun daha kötüye gitmesi nedeniyle Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Mahkûm Koğuşu’na taşındı.

Avukatları tedavinin cezaevi koşullarında sürdürülemeyeceğini belirtip 12 Mart’ta Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Başvuruda, Zere’nin cezasının ertelenmesi istendi. Fakat serbest bırakılması için gerekli izin çıkmadı.

Türk Tabipler Birliği, ağustosta yazdığı raporda hastanın yeterli derecede beslenememesi nedeniyle ‘ileri derecede zayıfladığına’ dikkat çekildi. Zere, adli tıp incelemesi için ring aracıyla 14 saatlik yolculukla İstanbul’a sevk edildi. İstanbul Adli Tıp Kurumu, 28 Ağustos’ta vermesi gereken raporu ‘bazı tıbbi evrak eksikliği ve Adli Tıp’ta onkoloji uzmanı olmadığı gerekçesiyle’ vermeyi iki ay erteledi. Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi, 16 Ekim tarihli raporunda, ‘hastalığın gerileme göstermediği, tekrarladığı, geri dönülmez aşamaya girdiğinin’ anlaşıldığını belirtti. TTB son olarak Zere ile ilgili olarak hastalığın tıbben geri dönülemez noktada olduğunu açıkladı.

Bu arada, Zere’nin serbest bırakılması için yurt çapında eylemler yapılıyordu. CHP’li milletvekilleri Canan Arıtman ve Malik Ecder Özdemir, tahliyesi için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e mektup yazdı. Ve Zere, 6 Kasım’da Gül’ün kararıyla tahliye edildi.

Zere tahliye olduktan sonra İstanbul Küçükarmutlu’daki evine döndü ve burada tedavisine devam edildi.

Zere, tahlie olduktan sonra gönderdiği mektupta şunları yazıyordu: “Geç bırakıldım. Beni ölümün kıyısına getirip öyle bıraktılar. Yaşam hakkım gasp edildi. Dışarıda “ölme hakkı” verildi. Bunu da unutmayacağım. Henüz içeride hasta tutsaklar var. Hala tecrit var. Ki tecridin ta kendisidir ölüm.”

Ancak kanser galip geldi ve Zere, saat 16.50 sularında öldü.

Aci Haber “Karıcım Oğlumuzu Öldürmüşler”

02 Mayıs 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Haberler

Adana’da erkek kuaföründe çalışan 19 yaşındaki Volkan Yılmaz’ın, Seyhan Nehri’nde cesedi bulundu.

Olay yerine gelip, tek çocuğunun cesediyle karşılaşınca yıkılan baba 46 yaşlarındaki Hayrettin Yılmaz, “Beni de öldürün” diye ağıt yaktı.

ACILI BABA, EŞİNE BÖYLE HABER VERDİ
Sabancı Merkez Camii’nin yakınında Seyhan Nehri’nde balık avlayan 43 yaşındaki Agit İbiş, suda ceset olduğunu fark edince polise haber verdi. Olay yerine gelen dalgıç polisler, 2 metre derinlikteki cesedi çıkardı. Üzerindeki kıyafetlerin cebinde cüzdanı ile cep telefonu da bulunan cesedin Volkan Yılmaz’a ait olduğu anlaşıldı. Yılmaz’ın bisikleti de cesedin bulunduğu yere 5 metre uzaklıkta, yine nehrin sularında bulundu. Bisiklet de sudan çıkarıldı.

Reşatbey Mahallesi Cumhuriyet Caddesi’ndeki bir erkek kuaföründe çalışan oğlunun dün akşam eve gelmemesi üzerine polis merkezine kayıp başvurusunda bulunan baba Hayrettin Yılmaz, polisin haber vermesiyle geldiği olay yerinden oğlunun cansız bedeniyle karşılaşınca sinir krizi geçirdi. Polis ekiplerinin yüzünü yıkayarak sakinleştirmeye çalıştığı Yılmaz, telefonla eşi Perihan’ı arayıp, “Volkan’ı öldürüp suya atmışlar” dedi. Tek çocuklarını kaybetmenin acısıyla yıkılan baba Hayrettin Yılmaz, telefonu kapattıktan sonra da “Beni de öldürün” diye feryat etti.

3 İHTİMAL
Cesedi bulan balıkçı Agit İbiş, “Balığa bakıyordum. Parlayan bir şey gördüm. Balık zannettim. İyice baktığımda ayakkabı olduğunu ve daha sonra da cesedi fark ettim. Sonra da polisi aradım” dedi.

Yılmaz’ın cesedi, otopsi yapılmak üzere Adana Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Genç kuaförün intihar etmek amacıyla bisikletini nehre sürmüş olabileceği, nehir kenarında gezinti yaparken düşmüş olabileceği, son olarak da öldürülüp, nehre atılmış olabileceği ihtimallerini göz önünde bulunduran polis, soruşturmayı çok yönlü sürdürüyor.

Askerlik Süresine Standart Geliyor

28 Nisan 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Haberler

Erdoğan’ın Genelkurmay Başkanı Başbuğ ile yaptığı görüşmeden “Bedelli Askerlik” konusu şimdilik kapanırken, hükümet ve TSK askerlik hizmetinde standart oluşturabilmek için çalışmalara hız verdi.

Halen bakaya durumdaki bir buçuk milyona yakın kişiyi ilgilendiren düzenlemede askerlik süresi 10 ya da 12 ay olarak planlanıyor. Önümüzdeki günlerde hükümete sunulması beklenen yasal düzenlemede yedek subaylık kaldırılırken, er ve erbaşın geri plandaki hizmetlerden uzaklaştırılması öngörülüyor.

TSK’nın asker ihtiyacının ancak yüzde 60’nı karşılayabildiği için bedelli askerliğe sıcak bakılmadığı anlaşılırken, Başbakan Erdoğan ile Orgeneral Başbuğ arasındaki görüşmeden çıkan açıklama ile yapılacak düzenlemeye ilişkin mesajlar da şu şekilde verildi:

“Ancak, bu konuda oluşan toplumsal beklentileri karşılamak üzere, orta vadede, mevcut askerlik sistemindeki farklı uygulamaları ortadan kaldıracak, askerlik sistemine ilişkin yeni yapısal düzenlemeler yapılmasının önemi ve gerekliliği üzerinde durulmuştur.”

Bu açıklamanın ardından Genelkurmay Başkanlığı’nın askerlik sistemine ilişkin planladığı en önemli düzenleme ise tektip askerlik uygulamasına geçişti. Uzun süredir çalışması yapılan tek tip askerlik çalışmasıyla TSK’da zafiyet yaratmayacak en makul süre içinde geçilmesi planlanıyor. Üniversite mezunları için uygulanan kısa dönem yada yedek subaylık uygulamasına son verilirken, askerlik süresi de 10 ya da 12 aya kadar kısaltılıyor.

-ASKERE, PATATES SOYMAK YOK-

Bazı meslek gruplarının temel eğitimin ardından görev yerlerinde askerlik hizmetini tamamlamasın da öngörüldüğü çalışmada en önemli unsur ise TSK’daki iş gücü kaybı olarak biliniyor. Ancak bunun içinde bir planlama yapan Genelkurmay Başkanlığı, halen orduevi ve karargahlardaki sosyal hizmetlerin sözleşmeli personele devredilmesiyle çözmeyi amaçlıyor.

Artık geri görev olarak bilinen garson, aşçı, berber gibi meslek gruplarının er ve erbaşlar tarafından yapılmaması, bu hizmetin dışarıdan alınarak asker ihtiyacı sayısının önemli oranda düşürülmese de planlanıyor. Bu çalışmanın kamuoyundaki beklentileri karşılaması ve belirsizliği ortadan kaldırması amaçlanırken, halen 40 bini polis olmak üzere bakaya durumdaki bir buçuk milyon erkeğin ise hızla askere alınması beklentiler arasında yer alıyor.

-PROFESYONEL ORDU-

Son yapılan askerlik süresi düzenlemesiyle Genelkurmay’ın asker ihtiyacının yüzde 17’sini kaybettiğin altı çizilirken, geleceğin ordusunun yapılanmasında da aynı zafiyetin yaşanmaması için ilk çapta 6 tugayın tamamen profesyonelleşmesi çalışmaları önümüzdeki günlerde başlıyor. Genelkurmay Başkanlığı’nın masasındaki yapısal düzenlemeler iki temel üzerine oturuyor. Bunlardan birincisini, bir süre önce yaşama geçen profesyonel ordu yapılanması oluşturuyor. İkincisi ise tek tip standart sürede askerlik. Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı 5, Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlı 1 komando tugayı, 2010 yılının Temmuz ayında tamamen profesyonelleşecek. Bu tarihten itibaren bu tugaylarda er ve erbaş istihdam edilmeyecek.

Bu arada yedek subaylığın kaldırılması ise çok sayıda yapıyı da ortadan kalkıyor. Yedek subay olarak bir yıl askerlik yapanlara ödenen maaşlar ve tüm yasal kesintiler bitiyor. Bu tip askerler için OYAK’a yapılan kesinti ile bazı milletvekillerinin bu grup üzerinden emekli olmasının da kapısı tamamen kapatılmış oluyor. Tek tip askerlik uygulamasıyla yapılan bu tasarrufun profesyonel ordunun yapılanmasında harcanması da öngörülüyor.

Askeri yetkililer, bedelli askerliğin önü tamamen kapatılmadığını ifade ederken, ilk çapta ön koşulun terörle mücadelede ciddi bir yol alınması olduğunun altını çiziyorlar. Yapılan çalışmaların sonuç vermesiyle hazırlanan askerlik planlaması sonucu profesyonel orduya geçiş sağlanması durumunda TSK’nın zaten asker ihtiyacının azalacağının da altını çizen askeri yetkililer, önümüzdeki süreçte bedelli askerliğin tekrar gündeme gelebileceğini de kaydettiler.

Polonyada Ülkeyi Ayağa Kaldıran Görüntü

28 Nisan 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Haberler

Rahibe zihinsel engelli kız çocuğunu acımasızca döverken görüntülendi

Polonya’da bir bakım evinde görevli ‘rahibe’nin zihinsel engelli bir kız çocuğunu dövdüğü sırada çekilen görüntüler Polonyalıları ayağa kaldırdı.

Ülkenin Podlaskie, Studzieniczna bölgesindeki otistik ve down sendromlu 50 çocuğun kaldığı bakım evinde görevli 66 yaşındaki rahibe, 9 yaşındaki zihinsel engelli bir çocuğu döverken görüntülendi.

Vicdanımız SizLiyor Türkiyeyi Sarsan Şiirteki Tecavuz OLayi

27 Nisan 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Haberler

Türkiye’yi sarsan Siirt’teki tecavüz olayında tüyler ürperten itiraflar geldi. Ama tüm zanlılar serbest.

Pervari’de, önce 2 yaşında bir erkek çocuğuna tecavüz edip öldürmeye kalkışan, bir gün sonra sırayla tecavüz ettikleri 3 yaşındaki kızı öldürmekten tutuklanan 8 öğrenci ile onlara çocukları getirerek yardımcı olmakla suçlanan kız öğrenci D.S., itirafta bulundu.

rt Valisi Necati Şentürk, geçen yıl Pervari’de meydana gelen tecavüz olayı ile ilgili olarak tutuklanan 3 kişinin daha sonra mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığını söyledi.

KORKUNÇ OLAYIN DETAYLARI

Kuzenleri E.S. ve A.S.’yi kendilerine şantaj yapan ve tehdit eden 8 erkek öğrenciye götüren D.S. olayı şöyle anlattı:

“Bir gün YİBO’nun üst tarafında fidan dikmek için gitmiştik. Fidan dikimi işi bittikten sonra, ben ve arkadaşlarım etraftaki fidan poşetlerini topluyorduk. Bu sırada iki erkek öğrenci yanıma geldi. Bana adımı sordular. Ben de adımı söyledim. Bunun üzerine onlar da bana adlarını söyledi. Fotoğrafımı çekmek istediler. Ben kendilerine izin vermedim. Daha sonra bunlar beni iterek yere düşürdü. Biri eşofmanımı çıkardı, biri üzerime uzandı. Bu şekilde fotoğrafımı çektiler.

13 Nisan 2009 günü Kültür Merkezi önünden geçerken onları gördüm. Yanıma gelerek benden onlara kız ya da erkek 3- 4 yaşlarında bir çocuk getirmemi istediler. Ben bunun nedenini sorduğumda, ‘Bu seni ilgilendirmez’ deyip, bana para vereceklerini söylediler. Kendilerine önce getirmeyeceğimi söyledim. Fakat benim ellerinde bulunan ve İ.’yle olan fotoğrafları aileme göstereceklerini söyleyerek tehdit ettiler. Aileme zarar vereceklerini söylediler. Ben de bu ikisinden korktuğum için çocuk getirmeyi kabul ettim.

Amcamın oğlu olan E.S.’yi kapının önünden kucağıma alarak, buluşmayı planladığımız yere gittim. Serkani Deresi’ne doğru yoldan biraz uzaklaştık. Patika yol üzerinde durdum ve E.’yi yere bıraktım. İ. ve Y. orada saklanmış bekliyorlardı. Daha sonra tekrar eve döndüm. Akşam saatlerinde E.’nin kaybolduğu haberi duyuldu.Ben Kültür Merkezi önünde duran Y. ve İ.’yi tekrar gördüm. Bu sefer onların yanına ben gittim.

Y. ve İ. bana ‘Niye erkek çocuk getiriyorsun’ dedi. Ve bana küçük kız çocuğu getirmemi yoksa yine ve aileme zarar vereceklerini söylediler. Ben yine bu çocukların tehditlerinden korktuğum için bu sefer eve giderek yengemin (diğer amcasının) kızı olan A.S.’yi yanıma aldım. Ona kendisine cips alacağımı söyledim. E.’yi bıraktığım yerden biraz daha yukarı bir yere A.S.’yi bıraktım. Ve ardından tekrar eve döndüm. Zaten o günün akşamında A.S.’nin havuzda boğulduğu haberini duydum. Çok pişmanım.”

“SIRAYLA TECAVÜZ ETTİK”

Tecavüz ve cinayetle suçlanan Yatılı İlköğretim Bölge Okulu öğrencilerinden 14 yaşındaki Y.Ş. de olayı şöyle anlattı:

“Pervari Yatılı İlköğretim okulu 7′nci sınıf öğrencisiyim. Bir tatil günü ben ve arkadaşlarım S., M., C., H., H., F. ve M. çarşıya indik. Cem büfenin önünde D. isminde daha önce tanıştığımız kız ile karşılaştık. S., F., ve C., D.’ye bize bir çocuk getirmesini istedi. Eğer bunu yapmazsa kendisini öldüreceğimizi söyledik. Biz bu çocuğu cinsel arzularımız için istemiştik. D. de bize ‘Tamam’ dedi. Çocuğu bize getireceği günü önceden kararlaştırmıştık.

Bir gün öğlen yemeği yedikten sonra D. yanındaki çocukla beraber ilçenin girişinde bulunan dereye geldi. D.’nin getirdiği çocuk saçları kıvırcık 2 yaşlarında bir çocuktu. D. çocuğu bize verdikten sonra biraz sonra gelip alacağını söyledi. D. çocuğu bize getirdiği zaman az önce yukarda saydığım herkes oradaydı. D. bizim yanımızdan ayrıldıktan sonra biz çocuğu yukarıda bulunan küçük bir havuzun yanına götürdük. Herkes çocuğa sırayla tecavüz etti. Ben de tecavüz ettim. Daha sonra S. bu çocuğu birkaç kez havuza atıp çıkardı. Bir ara çıkardığımızda ölmüş olduğunu gördük. Biz orada çocuğu havuzun dışında bırakarak ayrıldık. Ben yapmış olduğum bu eylemden dolayı çok pişmanım.”

Geçen yıl olay sırasında 14 yaşında olan S.G.’nin insanın kanıdı donduran suçlamayla ilgili sözleri şöyle: “Pervari Yatılı İlköğretim Okulu 7′nci sınıf öğrencisiyim. Ben bir gün Pervari çarşısında gezerken daha önce tanımadığım D. isminde bir kız ile Y., A., K., F., H. ve H. kardeşler konuştular. D.’den kendilerine tecavüz etmek için bir çocuk istediler. D. de ‘Tamam’ dedi. Bunun üzerine D.’nin bir gün küçük çocukla ilçenin çıkışında bulunan dereye geldiğini gördük. Biz de yanına gittik. D. bize çocuğu verdikten sonra ‘Bunu götürün tekrar gelip alacağım’ dedi. Bunun üzerine ben Y., M., F., H ve H., kardeşler, C., çocuğu alarak ağaçların arasına götürdük. Orada hepimiz çocuğa tecavüz ettik. Kız çocuğunu da tecavüz ettikten sonra F., C., ve H. havuza attı. İlk önce attıklarında kız ölmemişti. Daha sonra bastırdılar suyun altına doğru kızın öldüğünü gördük. Kızı havuzdan çıkardık, ben ‘Kızı havuza atmayın, D.’ye verin’ diye söyledim. Çok pişmanım.”

Flaş Asker Giresun’da PKK ile Çatışıyor

27 Nisan 2010 Yazan YaBaNCi  
Kategori Haberler

Asker, bir astsubayın şehit edildiği hain saldırıyla ilgili operasyon başlattı. Asker Pınarlar’da PKK’yı kıstırdı.

Giresun’un Dereli İlçesi’nde askeri aracın derenin üzerindeki köprüden geçişi sırasında uzaktan kumandalı mayının teröristlerce patlatılması sonucu Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ahmet Eryılmaz şehit oldu, jandarma erler Osman Kaya ile Erdem Ay ise yaralandı.

Olay, bugün öğlen saatlerinde Dereli İlçesi’ne bağlı Tamdere Köyü yakınlarındaki Kanlıhan Köprüsü üzerinde meydana geldi. Bölgede arama- tarama çalışması yapan İl Jandarma Komutanlığı ekibini taşıyan araç, köprüden geçtiği sırada, teröristlerce daha önceden yerleştirilen mayın, uzaktan kumandayla patlatıldı.

1 VATANDAŞ DA YARALANDI

Araçta bulunan Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ahmet Eryılmaz olay yerinde şehit oldu. Jandarma erler Osman Kaya ile Erdem Ay ise yaralandı.

Erlerden Erdem Ay, Giresun Prof. Dr. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahalenin ardından Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi, Osman Kaya ise Özel Ata Hastanesi’ndeki ilk tedavisinin ardından Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. Öte yandan teröristlerin jandarma ekiplerinin önünden giden sivil bir aracı da taradığı ve araçta bulunan 54 yaşındaki Şaban Güven’in yaralandığı belirlendi. Yaralı Güven ambulansla Giresun’a gönderildi.

SICAK TEMAS SAĞLANDI

Bu arada, olay sonrasında bölgeye takviye birlikler sevk edildi. Yoğun operasyon yürüten güvenlik kuvvetleri, olayın meydana geldiği Tamdere Köyü’nün yaklaşık 10 kilometre yakınındaki Pınarlar bölgesinde teröristlerle çatışmaya girdi. Özel tim ekipleri de hala çatışmanın devam ettiği bölgeye hareket etti.

KIRIKKALE’YE ATEŞ DÜŞTÜ

Şehati Astsubay Kıdemli Başçavuş Ahmet Eryılmaz’ın memleketi Kırıkkale’de yas var. 2 yıldır göremediği oğlunun şehit düştüğünü öğrenince yıkılan anne Cennet Eryılmaz, fenalık geçirip hastaneye kaldırıldı.

Evli, 4 çocuk babası olan 39 yaşındaki Astsubay Eryılmaz’ın şehit düştüğü haberi, Kırıkkale Garnizon ve İl Jandarma Komutanlığı’nda görevli subaylar tarafından Kırıkkale’nin Sanayi Mahallesi’nde oturan annesi 79 yaşındaki Cennet Eryılmaz’a haber verildi. Babasını 5 yıl önce kaybeden şehit Astsubay Eryılmaz’ın annesi Cennet Eryılmaz sinir krizi geçirdi. 2 yıldır görmediği oğlunun şehit düştüğü haberiyle yıkılan Cennet Eryılmaz, “Oğlum gitti. İki yıldır görmüyordum oğlumu” diye feryat etti.

Sinir krizi geçiren Cennet Eryılmaz, askeri doktor ve hastabakıcılar tarafından müdahale edildikten sonra ambulans ile hastaneye kaldırıldı.
Acı haberle ailenin yakınları ve komşular, Sanayi Mahallesi’ndeki eve akın etti. Mahalle sakinleri teröre lanet yağdırdılar. Market işleten şahit askerin ağabeyi Mustafa Eryılmaz ve kızı Büşra da eve gelerek gözyaşı döktü.

Sonraki yazılar »

?