Ayrılık Çanları
29 Ocak 2010 Yazan YaBaNCi
Kategori Ayrilik Şiirleri
Ayrılık çanları çalsa ansızın Elveda sevgilim diyecek misin? önünde diz çöksem, gitme kal desem Bakmadan ardına gidecek misin?Ayrı yönde akan ırmaklar gibi Dalından uçuşan yapraklar gibi ümitsiz, çaresiz aşıklar gibi Kalbinden aşkımı silecek misin? Son ümidi yere serecek misin?Kendini boş yere teselli edip Sevdadır nas…ılsa geçici deyip Yaşlı gözlerini gizlice silip Bakıp da yüzüme gülecek misin?
İlk Aldanışım Değil
29 Ocak 2010 Yazan YaBaNCi
Kategori Ayrilik Şiirleri
Bu benim ilk aldanışım değil, Bu benim son ıykılışım değil, Bırak bu sahte gözyaşlarını, Bırak bu masum bakışlarını. üzülme, benim için üzülme, üzülme bu son için üzülme, Ben, ben, ben yeterim kendime..Varsın da bir dağ gibi büyüsün hasretin içimde, Varsın da her gece Bir kemanın tellerinde ezilsin kalbim, Varsın da bi…r daha değmesin ellerim ellerine, Asla pişman değilim.
Şimdi De Sen Ağla Hadii
29 Ocak 2010 Yazan YaBaNCi
Kategori Ayrilik Şiirleri
unuttum seni derken bile
aklındayım, inkar et kendine
başkası var hayatımda de
mutluyum de hadii
gözlerinden okurum düşünü
sözlerinden anlarım hüznünü
ağlamıyorum desen ne olur
saklayışından bilirim yüzünü
biz o kolay unutulanlardan olmadık
hele hemen unutanlardan mı asla
kendinden kaçanlar gibi kapıyı çar…pmadık
gittiğimizde arkamızı dönüp hiç bakmadık
bitti dediğimizde bitti
akıl mantık aşk sevgi
ne varsa bitirdik
birgün döneriz ihtimalini
düşünmedik…küçülmedik
Ayrılık….
26 Ocak 2010 Yazan YaBaNCi
Kategori Ayrilik Şiirleri
AYRILIK
Özlemi derinlemesine yaşamaktır ayrılık
Hüzünlerin kesiştiği uzak noktadır ayrılık
Hatırlanacak güzelliklerin belirsizliğinde
Geride ne bıraktığını bilememektir ayrılık
Sevda üstüne türküler hayal etmek
Söyleyecek söz bulamamaktır ayrılık
Bülbülün güle yanışını hissiz seyretmek
Nedenini bilmeden iç çekmektir ayrılık
Aynı hayat boyutunda yatay seyretmek ama
Hava boşluğunda gibi vurgun yemektir ayrılık
Kış gecesi ıssız sokakta üşürken
Yüreğinde çöl ateşini hissetmektir ayrılık
Bir gayeye yönelip doğru yolda yürürken
Nereye gittiğini bilememektir ayrılık
Sevda ateşinden kurtulmaya bir bahane
Boğulmak için aşk denizine dalmaktır ayrılık
Eline kalem alıp şairlere özenmek
Gülmeye ya ağlamaya karar verememektir ayrılık
Şebnem Kısaparmak Yoksun
16 Ocak 2010 Yazan Bedirhan
Kategori Ayrilik Şiirleri
Üzerime devirip dağ gibi hüzünleri
böyle çekip gitmek var mıydı?
var mıydı böyle bitirmek?
hani söz vermiştik birbirimize
kaç zaman geçti aradan
sen yoksun
sana sığındığım geceler
alevleri gökyüzünde
bir kumsal ateşiydi günahları yaktığımız.
ve kan rengi şarapla yıkanmış
bir hasret şimdi göğsümüze taktığımız.
bilirim dönmeyeceksin artık
uzun zaman oldu
belki çoktan unuttun.
adın kaldı soğuk duvarlarında odamın
sigara paketlerinde şiirlerin
resimlerin bana gülen
cüzdanımda saç telin
bir veda o geceden aklımda kalan
kekremsi bir tat
bir med cezir yüreğimde
ben vurgun yemiş bir yaralı
gemiler bana taşır bütün aşk yorgunlarını
sen yoksun….
hayatımın ilkbaharında tanısaydım seni
yasak umutlara ve acılara inat
buruk bir şarap tadında olsaydı sevdamız
yıllandıkça güzelleşen
ve sen şiirler okusaydın geceleri
saçlarımı okşarken
ellerimi tutsaydın ansızın
yüreğim eriseydi gözlerinde
yansaydım ateşinden
sen ağlasaydın mutluluktan
ben ölseydim
yalnızca beni sevdiğini bilseydim.
seviyorum deseydin
bir kere söyleseydin
yanmazdım
yanmazdım böyle çekip gitmeseydin….
bir veda o geceden aklımda kalan
bir günah belki yasak
yanımda olsan şimdi hiç konuşmasak
ağlasak bin kere pişman olsak
sonra yine bozsak yeminleri
sarılsak sımsıkı
öylece kalsak…
gittin..
kim bilir kaç deli sevda sığdırdın yüreğine
ışığa üşüşen pervaneler gibi sardılar seni
körkütük aşkların ortasına düştün
yalanların pençesine
belki bir gün bir gece
dar bir vakitte belki
hiç beklemezken seni gelirsin diye
ben hala buradayım
sen yoksun
lanet olsun
AyriLik Acisi
16 Ocak 2010 Yazan Bedirhan
Kategori Ayrilik Şiirleri
İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır”, der Dostoyevski…
Veda acısı, kabuğunu soyar insanın; yıldızını kazıyıp çırılçıplak ortaya serer.
Birlikteliğin örttüğü tüm kusurları ayrılık sergiler.
Bir ayrılık arifesinde helalleşilir ve o an hakiki tabiatlarıyla yüzleşilir.
“Ölene kadar” diye söz verilmiştir, ama “ölüm yolunda” başka tercihler belirmiştir.
Kararsız prensesin vicdanı azap çekerken 7 cücelerin somurtkanı “aklını başına al” diye fısıldar kulağına; haytası ise “kalbinin sesini dinle” diye cekiştirir eteğinden.
Hep hayran bakan gözlere, hatalar takılmaya başlar.
“Ama”yla biter alelade iltifat cümleleri: “Sen iyi bir insansın, ama arkadaşlarin kötü”, “Seni seviyorum, ama bu ilişkide mutlu değilim”, “Ben başka türlü bir beraberlik düşlemiştim” vs..vs..
Sonra gelsin uykusuz geceler… bir türlü karar verememeler… Ruhen gidip gelmeler… “Hele biraz daha zaman geçsin” diye nikah ertelemeler…
Birlikteymiş gibi yaparken, sevecek başka yüzler, yüzecek başka denizler kollamalar..
“Aslında bütün bunlar bizim iyiliğimiz için”e kendini kandırmalar.
Sonrası hep aynı:
Bekleyenin “Hani sonbaharda buluşacaktık. Hazan geldi geçti, sen gelmez oldun” sızlanmaları…
Bekleyenin “Geliyorum az kaldı” oyalamaları…
Bittiğini bile bile işi uzatmalar; söyleyemedikçe hepten batağa saplanmalar… Terke makul bir gerekçe ararken hepten çarşafa dolanmalar… Veda konuşmasında süslü iltifat cümlelerinin arasına, o cümleleri
hiçleştiren mayınlar serpiştirmeler…
Üzgün görünmeler… bağış dilenmeler… “…ama kaçınılmazdı” demeler…
“Sözünden caydın” yakınmalarını “Sen de eski sen değilsin. Degişmişsin” diye göğüslemeler…
…asıl kendinin değiştiğini bilmezden gelmeler…
Ve son sahne:
Terk edenin o mahçup “Gönlüm başkasında” itirafına karşılık terk edilenin kırık çalımı:
“uğurlar olsun! Ben yoluma devam ediyorum”.
İhanetler hep böyledir: İlki, bir yenisine gebedir; ikincisi daha az acı verir.
Ondan sonra dur durak yoktur: Güvenilmez aşık, sevdikçe kıran, gezdikçe ardında bir kırık kalpler mezarlığı bırakan bir dervişe döner.
Artık acılara hapsolmuştur: Buluşmak istedikçe ayrılacak, birleşmeye çalıştıkça parçalanacak, sonunda terk ettiklerinin “ah”ı tutup terk edildiğinde mukadder yalnızlığına kapanacaktır.




